KIRIM KANGO KANAMALI ATEŞİ HASTALIĞI
Birliğimiz tarafından gazete ve TV kanalları genel yayın yönetmenlerine gönderilen yazı aşağıda aynen aktarılmaktadır:
Bir süredir, kene ısırığı ile bulaşan “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” hastalığı ile ilgili olarak, medyada yer alan yayınlar konusunda, Birliğimiz üyesi bazı seyahat acentalarımızın intikal ettirmiş olduğu hususların da değerlendirilmesi sonucunda, konuya ilişkin görüşlerimizin bilgilerinize sunulmasında yarar görülmüştür.
Maalesef ölümle sonuçlanan vakalara neden olan ve etkili bir tedavi yöntemi bulunmayan bu ölümcül hastalık ve koruyucu hekimlik tedbirleri konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesinin ve gereken uyarıların yapılmasının yetkili kurum ve kuruluşlar için kaçınılmaz bir görev olduğu açıktır. Esasen T.C. Sağlık Bakanlığı’nca da “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” hastalığı ve koruyucu tedbirler hakkında kamuoyuna gereken duyurular yapılmaktadır. Bu bağlamda Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı’nca da ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır. Medyada da, bu hastalık ile ilgili haber ve diğer yayınlar sürekli olarak yer almaktadır.
Etkili bir tedavi yöntemi bulunmayan böylesine ölümcül bir hastalık hakkında, kamuoyunun doğru ve gereken şekilde bilgilendirilmesi, doğal olarak medya açısından bir sorumluluk; kamuoyu açısından da bilgi edinme ve haber alma hak ve özgürlüğünün bir gereğidir. İlke olarak bu hak ve görevlerin tartışılması söz konusu değildir.
Bununla beraber, deneyimlerimizin ve üyelerimiz seyahat acentalarının ilettikleri bilgi ve görüşlerin de ışığı altında, söz konusu hastalıkla ilgili yayınların, turizm sektörüne olası olumsuz etkilerine ilişkin yönleri hakkındaki görüşlerimizi de belirtmek durumundayız.
Burada dikkatinize sunmak istediğimiz nokta, “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” hastalığı hakkında kamu oyunu doğru bilgilendiren koruyucu tedbirler konusunda yayın yapılması değil; yapılan bir kısım yayınlarda, olayların yansıtılma biçimi ve kapsamının, turizm sektörümüz üzerindeki olası olumsuz etkileridir. Daha açık olarak, üzerinde durduğumuz husus, gerçekler hakkında doğru ve nesnel bilgi verilmesi değil; aksine gerçek durumun yanlış algılanmasına; abartılmasına, gereksiz yere kaygı ve korku yaratılmasına neden olan ölçüsüzlük, yansıtılma biçimi ve kapsamıdır. Ülkemizdeki gerçekleri yansıtan, kamuoyunu doğru bilgilendiren, ölçülü yayınların yanısıra; abartılı, yanlış anlamaya neden olan, sansasyonel mahiyetteki yayınların da, pazar ülke medyalarına kaynak oluşturduğu bilinen bir gerçektir. Kuş gribi olayında bunun ağır sonuçlarına katlanmak zorunda kaldık; pazar ülkelerde ilk günlerde duyulan kaygı ve korku hafiflemiş veya kalmamış ise de, bu ülkelerde ölçüsüz yayınların yol açtığı ağır sonuçlar ve bozulan imaj halen etkisini sürdürmektedir. Sektörümüz açısından taşıdığı hassasiyet nedeni ile, gereken şekilde değerlendirileceği inancıyla, konuya ilişkin görüşlerimizi, değerli basın yayın organları ile paylaşmakta yarar bulunacağı düşüncesi ile, durumu bilgi ve değerlendirmelerinize sunarız.
