VİYANA SATIŞ ANLAŞMASI KONULU SEMİNER
10 Kasım 2006 Tarihinde İstanbul Ticaret Odası bünyesinde düzenlenen “Milletlerarası Mal Satışı Sözleşmelerine İlişkin 1980 Tarihli BM Antlaşması”nda Satıcının ve Alıcının Hukuki Durumu ve Sözleşme İhlallerine Uygulanacak Yaptırımlar (Viyana Satış Antlaşması) konulu seminere TÜRSAB’ı temsilen Av. Efsun KIVCI katılmıştır.
Söz konusu seminerde, Sayın Selçuk OK açılış konuşmasını gerçekleştirmiş olup, Oturum başkanlığını Sayın Prof Dr Teoman AKÜNAL üstlenmiştir.
UNIDROIT Muhabir üyesi Sayın Prof. Dr. Ergun Özsunay, Viyana Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden, Sayın Prof. Dr. Rudolf WELSER, Southern Methodist Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Sayın Prof. Peter WINSHIP seminere konuşmacı olarak katılmış olup ekteki bilgileri vermişlerdir.
Söz konusu Antlaşmanın, TBMM’de yasa tasarısı halinde olduğu, 67 ülke tarafından kabul edildiği, Türkiye’de de Antlaşmanın kabul edilmesinin gerekliliğini, Antlaşmaya Türkiye’nin dahil olmaması halinde de netice itibari ile Antlaşma’dan kaçınmasının mümkün olmadığını vurgulamışlardır.
Öncelikli olarak, “Viyana Satış Sözleşmesinin Belirgin Özellikleri hakkında bilgi verilmiştir.
1980 tarihli Uluslararası Mal Satımı Sözleşmeleri Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması, Uluslararası satım hukukunun birleştirilmesi amacıyla 1930’lu yıllarda başlayan ve yarım yüzyıl süre gelen yoğun çalışmaların başarılı bir ürünü olarak ortaya çıktığını ve Uluslararası Satım Hukukunun birleştirilmesine yönelik ilk somut girişimin 1929 tarihinde başlamış olduğunu, II. Dünya Savaşı’nın “uluslararası birleştirilmiş satım hukuku”na ilişkin çalışmaların durmasına neden olduğunu, satım sözleşmeleri hakkında tek biçim bir hukukun geliştirilmesi amacıyla bir özel komisyonun kurulmasına karar verildiğini belirtmişlerdir.
Hollanda Hükümetinin somut gelişmeleri göz önünde bulundurduğunu ve 02-25 Nisan 1964 tarihlerinde, La Haye’de bir diplomatik konferans düzenlendiğini, ve Diplomatik Konferans’ın uluslararası satım hukuku bakımından büyük önem taşıyan iki Antlaşmanın kabulüyle sonuçlandığını: Uluslararası Satımlar hakkında Tek Biçim Hukuk ve Uluslararası Mal Satımı Sözleşmelerinin Kurulması (Yapılması) Hakkında Tek Biçim Hukuk.
Her iki Antlaşmanın da 1972 senesinde yürürlüğe girdiğini ve söz konusu Antlaşmalar ile 1955 tarihli Uluslararası Satım Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk Hakkında La Haye Antlaşması arasında ilişki kurulması da sağlanmış olduğu ifade edilmiştir.
UNCITRAL’in kuruluşu hususunda, La Haye Antlaşmalarının kabulünden sonra, “uluslararası ticaret hukukunun birleştirilmesi ve uyumlaştırmanın sağlanması” amacıyla 1966 yılında Birleşmiş Milletler Birleşmiş Milletler Ticaret Hukuku Komisyonunun kurulmuş olduğu belirtilmiştir.
10 Mart- 11 Nisan 1980 tarihlerinde Viyana’da Uluslar arası Mal Satımı Sözleşmeleri Hakkında BM Konferansı (UN Conference on Contracts for the International Sale Of Goods, CISG) toplandığını ve Diplomatik Konferansa, 62 Devletin delegeleri ile 8 Uluslararası örgütün temsilcilerinin katıldığını ve söz konusu Konferansın, 11 Nisan 1980 tarihinde CISG’nin kabul edilmesiyle sona erdiğini bildirilmiştir.
CISG’nin, başta büyük çoğunluğu ticaret yapan ve dünya ticaretinin üçte ikisini elinde bulunduran ülkeler (ABD, Çin, AB Üye Devletleri) olmak üzere 67 devlet tarafından kabul edilmiş bulunduğunu dile getirilmiştir.
CISG ile ilgili olarak,
1. CISG’in, sadece uluslararası nitelikteki satım sözleşmelerini içeren bir antlaşma olduğunu, bu bakımdan tamamen iç hukuka göre oluşturulan satım sözleşmelerinin gelecekte de, “birleştirilmemiş ulusal hukuk” normlarına tabi olacaklarını,
2. CISG’in metni ile işadamı, çeşitli ülkelerdeki hukukçular, iş dünyası, tarafından kolayca anlaşılacak bir biçimde kaleme alındığını, herkesçe anlaşılabilecek bir metine dönüştürüldüğünü.
3. CISG’de sözleşmenin hükümlerinin yakınlaştırıldığını,
4. CISG’yi kaleme alanların, özellikle soyut anlatımlardan kaçınıldığını, maddeler oluşturulurken, daha analitik formüller ortaya konulmuş ve amprik nitelikte anlatımlara üstünlük tanınmıştır. Örneğin, Kara Avrupası Hukuklarının geleneksel “mücbir sebep” (force majeur ) ve “common law”un klasik “ifanın engellenmesi” kavramlarının yerine, “ifanın yerine getirilmemesinden doğan sorumluluktan sıyrılma” kavramının getirildiğini,
5. CISG’nin yorumuna ilişkin sorunların hala ciddiyetini korumakta olduğu hususunda bilgi verilmiştir.
CISG’nin sistemine ilişkin olarak da, bir başlangıç, onu takip eden 4 kısımdan oluşmakta olduğunu belirtmiş olup, şu şekilde sınıflandırılmıştır.
CISG’nin Birinci Kısmı, Antlaşmanın uygulanma Alanı ve genel hükümlere özgülenmiştir. (madde.1-13), İkinci kısımda “Sözleşmenin Kurulmasına”na ilişkin sorunlar(Madde 14-24), Üçüncü Kısım’da, “Mal Satımı” madde 25 vd),
Satıının borçları”(madde 30-52); Alıcının borçları, madde 53-65), Riskin geçmesine ilişkin sorunlar, (madde 66-70), ve satıcı ve alıcının Borçlarına ilişkin ortak hükümler, (madde 71-88) ve son hükümler olarak madde. 89-101) olarak belirtilmiştir.
CISG’NİN UYGULANMA ALANI
1) Antlaşmanın uygulanma Alanı
a) CISG’in 1. maddesinin (1) (a) ve (b) paragraflarına göre, Antlaşma, “iş yerleri”, farklı devletlerde bulunan taraflar arasındaki mal satımı sözleşmelerine,
*Söz konusu Devletler’in işbu antlaşmadaki Sözleşen (akid) Devletler oldukları, ya da,
-uluslararası özel hukuk kuralları, bir Sözleşen Devlet hukukunun uygulanmasını öngörmüş bulunduğu takdirde uygulanabilirliği . (madde.1/a,b).
b)Tarafların işyerinde farklı devletlerde bulunması “olgusu, bu durum, taraflar arasında yapılan –sözleşmeden veya sözleşmenin kurulmasından önce ya da sözleşmenin kurulmasından önce ya da sözleşmenin yapıldığı anda taraflar arasındaki ilişkilerden veya taraflarca açıklanan bilgilerden ortaya çıkmadıkça göz önüne alınmaz. (madde. 1(2)).
Antlaşmanın Uygulanmayacağı Satım Sözleşmeleri Nelerdir?
Sözleşmenin ikinci maddesinde açıklandığı üzere;
*kişisel gereksinimler ile aile ve evin gereksinimlerine ilişkin satışlar.
*Arttırma yoluyla yapılan satışlar,
*İcra yoluyla yapılan satışlar veya resmi satışlar,
*menkul değerler, kıymetli evrak ve para satrışları,
*gemi, tekne, hoverkraft ve uçak satışları,
*Elektrik satışları.
Antlaşmanın Yorumu genel hükümler içinde düzenlenmiş olup,
1) Söz konusu sözleşmenin yorumlanmasında onun uluslararası niteliğinin, uygulanmasında yeknesaklığın sağlanması gereğinin ve uluslararası ticarette gereğinin ve uluslararası ticarette iyi niyetin korunmasının göz önünde bulundurulmasını öngörmüştür.(madde 7)
2) CISG’in kapsadığı, ancak Antlaşma tarafından açıkça çözüm getirilmeyen sorunlarda ise, “boşlukların doldurulması” bakımından aşağıdaki aşağıdaki çözümler benimsenmiştir.
Bu gibi durumlarda,
*Antlaşmanın dayandığı genel ilkelere, eğer bu tür ilkeler mevcut değilse, uluslararası özel hukuk kuralları uyarınca “uygulanacak hukuka uygun olarak yapılacağı hususunu belirtmiştir.
1980 Tarihli Uluslararası Mal Satımı Sözleşmeleri Hakkında Viyana Antlaşması (CISG) ve Türk Şirketlerinin taraf olduğu uluslararası mal satımı sözleşmeleri üzerindeki yansımaları ve söz konusu Antlaşmaya Türkiye’nin, taraf olmasının önemini vurgulamıştır.
Ayrıca Konuşmacılar, Satıcı ve alının yükümlülükleri hakkında detaylı bilgiler vermiş olup, Türkiye’nin söz konusu Antlaşmaya taraf olması gerekliliği hususunu vurgulamışlardır.
TÜRKİYE SEYAHAT ACENTALARI BİRLİĞİ
(TÜRSAB)
